Sivas internet
 
S
İ
V
A
S
 
 


TurkeyUnited KingdomFranceGermany
Suudi ArabiaChinaRusianJapan


Anasayfa | İletişim  | Haber AraEğitim  | Foto Galeri | Videolar | Anketler | İndir    |  Sitene Ekle | RSS Kaynağı

SON YORUMLANANLAR

    SİVAS HABERLERİ :: SİVAS İNTERNET HABER
     
      ●
      ANA SAYFA
     
      ●  Gündem
      ●  Yaşam
      ●  Ekonomi
      ●  Eğitim
     

    KENTİMİZ SİVAS

     ●  Sivas Hakkında
     ●  Sivas İlçeleri
     ●  Sivas Köyleri
     ●  Sivas Tarihi
      Ekonomik Yapı
     ●  Kültürel Değerler
     ●  Folklor
     ●  Sivas Kaplıcaları
     ●  Tarihi Yerler
     ●  Coğrafi Yapı
     ●  Yöresel Yemekler
     ●  Sivas Meşhurları
     

     TELEFON REHBERİ

     ●  Acil Çağrılar
     ●  Valiliği Birimleri
     ●  İl İlçe Belediyeleri
     ●  Sivas Kurumları
     ●  Sivas Belediyesi
     ●  Sağlık Kuruluşları
     ●  Basın Yayın TV
     ●  Milli Eğitim Okullar
     ●  Dernek ve Vakıflar
     ●  Firmalar
     ●  Bankalar

    ECZANELER

       Eczane Tel Adres
       Nöbetçi Eczane
     
    POSTA KODLARI
     ●  Mahalleler
     ●  Okullar
     ●  İlçe ve  Köyler
     

     

    HABER ARA


    Gelişmiş Arama

    EN ÇOK OKUNANLAR

    Bor mucizesi

    Beynin yapısını 4000 yıldır korumuş

    Kategori  Kategori : YAŞAM
    Yorumlar  Yorum Sayısı : 0
    Okunma  Okunma : 302
    Tarih  Tarih : 11 Mart 2010, 13:10

    12 Punto 14 Punto 16 Punto 18 Punto

    Kütahya Seyitömer Höyüğü'nde bulunan ve yaklaşık 4 bin yıllık oldukları belirlenen insan beyinlerinin bor madeni sayesinde günümüze kadar bozulmadan kaldığı saptandı.

    Höyüğün kazı grubu başkanlığını yürüten Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Arkeoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nejat Bilgen, 2006'dan bu yana her yıl 6'şar aylık dönemler halinde devam ettikleri kazı çalışmalarını bu yıl planlanan tarihten 1 ay 10 gün önce sonlandırmak zorunda kaldıklarını söyledi.

    Prof. Dr. Bilgen, höyükte buldukları yaklaşık 4 bin yıllık 6 insan iskeletindeki beyinlerin küçülmeye başladığını gözlemlediklerini, normal yaşam koşullarında tahrip olmaya yüz tutunca çeşitli kimyasal maddeler kullanarak muhafaza etmeye çalıştıklarını bildirdi.

    Daha önce beyin kalıntılarını yerinde inceleyen Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Aydın Sav ile Haliç Üniversitesi Moleküler Biyoloji ve Genetik Bölümü öğretim üyesi Dr. Meriç Adil Altınöz'ün, bunlardan bir miktar parçayı İstanbul'a götürdüğünü anlatan Prof. Dr. Bilgen, “Yapılan incelemede beyin kalıntılarında DNA ve sıvı örnekleri tespit edildi” dedi.

    “BEYİNLERİN BOR MADENİ SAYESİNDE KORUNDUĞU BELİRLENDİ”

    Haliç Üniversitesi öğretim üyesi Dr. Meriç Adil Altınöz de Prof. Dr. Bilgen'in korunmuş beyinler olduğunu bildirmesinin ardından bu yönde çalışmalara başladıklarını söyledi.

    Cesetler üzerinde ilk olarak DNA izlerine rastladıklarını bildiren Dr. Altınöz, daha sonraki çalışmalarda çok enteresan bulgular rastladıklarını belirtti.

    Bu enteresan bulguların başında bir dokunun nasıl korunabileceği konusunda çevre koşullarının saptanması olduğunu anlatan Dr. Altınöz, şöyle konuştu:
    “Bugüne kadar hep korunmuş bedenler ve cesetlerle ilgilenilmiş. Çünkü hep ölümsüzlüğün sırrını aramışlar. Mumyalama da insanların ilgisini çekmiş. Bugüne kadar dünya üzerinde bulunan bulgulara, ya çok yüksek rakımlardaki büyük dağların tepesinde veya dokuların suyunun alınması neticesinde çöllerde rastlanmış. İlk defa toprağın içinde bu derecede çürümeden kalmış ve beyin gibi yumuşak ve kolay yok olabilecek dokuya rastlandı. Ülkemizin bor madeninde büyük rezerve sahip olduğunu biliyoruz. Bu konuda da Kütahya borlu toprak açısından belki de en zengin il. Nitekim cesette de ciddi miktarda bora rastladık ve bu bor cesetleri korumada etkin olarak ön plana çıktı.

    Bunun dışında daha önce çürümemiş cesetlerde ve beyinlerde ulaşılmadık seviyelerde yağ sisteminin korunduğunu, hala sinir sistemine ve beyne özgü bir yağ sisteminin bulunduğunu gördük. Bu ülkem adına çok sevindirici bir bulgu.”

    “DNA İZLERİNDEN CESEDİN ERKEK OLDUĞU BELİRLENDİ”

    Dr. Altınöz, beynin toprağın altında neden korunduğunu bulmanın, normal dokuların ve beynin korunmasına yönelik çalışmalarda adeta çığır açacağını söyledi.

    Yağ asitleri, bor, alüminyum ve magnezyum açısından buradaki toprağın zengin olduğunu, cesette ve beyin dokusunda da bunlara rastladıklarını anlatan Dr. Altınöz, şöyle devam etti:

    “Dokulardaki yağların sabunlaşarak korunması da bor madeninden kaynaklanıyor. Yapılan yağ analizi de bunları gösterdi. İncelediğim cesette DNA izleri bulundu ve erkek olduğu saptandı. Türkiye'de ilk defa 3 bin 800 yıllık bir cesette DNA varlığı da tayin edilmiş oldu. Borun toprak altında zengin olarak bulunması ve bunu bir cesedi koruyup çürümesini engellemesi dünyada ilk olarak görünen bir bulgudur.”

    “BUGÜNKÜ İNSANLIĞIN BEYNİYLE ÖRTÜŞÜYOR”

    Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Ana Bilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Aydın Sav da Prof. Dr. Nejat Bilgen ve Dr. Meriç Altınöz'ün daveti üzerine bu araştırmaya katıldığını söyledi.

    Kendisine gelen beyin parçalarında çıplak gözle çıkan sonucun, hem kemik örneklerinde hem de beyin örneklerinde bulunan bulguların, bugünkü çağdaş insanın bulgularıyla tamamen örtüştüğünü anlatan Prof. Dr. Sav, şunları kaydetti:
    “Nero görüntüleme teknolojinden yararlandık. 3 bin 800 yaşındaki bir beynin bugünkü çağdaş insanlığın beyniyle örtüşmesi çok önemli bir bulgudur. Böylece Türkiye'nin ciddi anlamda bilim üretilebildiği, çağdaşlarıyla yarışabilecek kapasitede olduğu bir kere daha ortaya konmuş oldu.”
    Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa | Word'e Aktar Word'e Aktar | Tavsiye Et Tavsiye Et | Yorum Yaz Yorum Yaz

    YAŞAM

    En Çok Okunan Haberler

    EVETLER BÜYÜYOR09 Ağustos 2010

    GALERİ









     

    ANKET

    YENİ ANAYASA DEĞİŞİKLİĞİ



    Tüm Anketler

    2005-2010 sivasinternet
    RSS Kaynağı | Yazar Girişi

    Altyapı: MyDesign Haber Sistemi